Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

10 Ağustos 2011 Çarşamba


Rize’nin
Coğrafi Yapısı


İÇİNDEKİLER :
2.1.Genel Bakış
2.2.İlin Konum
2.3.Yer Yüzü Şekilleri
2.4.Jeolojik Özellikler
2.5.İklim   
2.6.Bitki Örtüsü
2.7.Akarsular ve Krater Gölleri 
2.8.Jeo Termal Kaynaklar  (Kaplıcalar - Ilıcalar)    
       
2.1.GENEL BAKIŞ

Rize;Türkiye'nin kuzeydoğusunda, Doğu Karadeniz bölgesinin  en yüksek  kesiminde yer alan  ve 3,920 km2 olan Yüzölçümü  ile ülke topraklarının %5 ini kaplayan ,eşsiz tabiat güzelliklerine sahip bir şehrimizdir.  Rize  yeryüzü  şekilleri bakımından üç ayrı  bölüme  ayrılır. İl alanının %78'ini  dağlar ,  %21'ini platolar  ve %1 gibi düşük bir bölümünü ise  ovalar  oluşturmaktadır.     
İl toprakları kıyıdan başlayarak Güneye doğru  birden yükselir.Kıyıdan 10-15 km. güneyde,yükselti 400-500 metreye ulaşır.Daha güneyde ise, dağların yükseltileri 2500-3000  metreyi de aşar. Dağlar Doğu Karadeniz kıyı dağlarının  devamı olup kıyıya koşut olarak uzanır ve kimi yerlerde  Karadeniz'e dik olarak inerler.İl alanı içerisinde kuzey doğu yönünde bir yay çizer  ve daha kütlesel bir  sıra dağ görünümü  alarak ,batıdan  doğuya doğru olarak yükselirler. Dağlarla  deniz arasında kalan alan yüksek bir  yayla görünümündedir. Dağlar arasında ekonomik bakımdan önem taşıyan yaylalar  vardır . Akarsuların Karadeniz e döküldüğü  kesimindeki küçük ovacıklar haricinde pek ova yoktur. Eğimin çok olması nedeni ile kısa ama bol , hızlı ve  düzensiz akan pek çok akarsu  vardır. Güneydeki yüksek dağlardan doğan irili  ufaklı bir çok akarsu ,il topraklarında vadiler açmıştır. Yeşil örtülü vadiler, karlı dağlardan çağlayarak Karadeniz e akan dereler, dört mevsim değişik renkli ormanlar, çiçeklerle çevrili yayla yolları, çay bahçeleri, mısır tarlaları Rize'nin tabiat güzelliklerini oluşturur.1843 yılında Trabzon'dan bir yelkenli ile Rize'ye gelen Fransız Prof. Karl Koch, Rize hakkında şunları yazmaktadır: "Rize hakkında duyduğum her şey ama tek ton örtü oluşturmuyor, tam tersine taşıyıcı gibi değişik biçimlere giriyor, çok çeşitli, değişik biçimli ve değişik tonda yeşiller birbirinin yerini alıyordu. Yavaş yavaş çok zarif köylü evleri biçiminde insan evleri görünüyordu ve bununla güzel bir tablonun hiçbir eksiği kalmıyordu. "1904 tarihli Trabzon salnamesinde Rize ile ilgili şu coğrafi bilgiler bulunmaktadır: Lazistan Sancağının merkezidir. Yeşilliklerle kaplı portakal, limon bahçelerine sahiptir. Sahil düzlüktür. Şehir yedi tepe üzerine kurulmuştur. Mahalleler arazi darlığı yüzünden uzaklara yayılır. Baharı ılıktır, yazı rutubetlidir. En güzel mevsimi sonbahardır." Rize denize paralel uzanan dağlarla çevrilidir.Yüksek ırmaklı tepeler arasındaki en yüksek nokta olan Kaçkar Dağı(3937 m.) yaz-kış kar tutar.Kaçkar Dağlarının doğal yapısı birçok kış sporu yanında, Trekking ve dağcılık içinde uygun topografyaya sahiptir. Dağ-kayak için Kaçkar Dağları doğal bir pist görünümündedir.Yüksek dağ eteklerinden doğan sular, birbirine paralel derin vadiler oluşturarak denize akarlar. Köyler, tarıma elverişli alanlar, vadi tabanları ve yamaç düzlüklerinde yer alır.Dağların 2.000 m. yüksekteki orman sınırından sonra yaylalar kurulmuştur.

2.2. İLİN KONUMU

Kuzeydoğu Anadolu'da;Doğu Karadeniz kıyı şeridinin doğusunda,4021 ve 4125 doğu boylamları ile 4033 ve 4120 kuzey enlemleri arasında kalır.  Batıdan Trabzon'un Of, güneyden Erzurum'un İspir, Doğudan Artvin'in Yusufeli ve Arhavi ilçeleri ve kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir.Çok engebeli bir arazi yapısına sahip , Rize'nin göller hariç yüzölçümü 3920 km2 dır.  

2.3.YERYÜZÜŞEKİLLERİ

Doğu Karadeniz Kıyı sıradağları yayının kuzey yamacında yer alan Rize toprakları genel ifade ile dağlık ve engebelidir. Ancak bu genel topografik durum dikey yönde bazı farklılıklar arz etmektedir. Bu nedenle Rize'nin topografyasını üç bölümde incelemekte fayda vardır.

2.3.1.KIYI ŞERİDİ VE ALÜVYON DÜZLÜKLERİ

Çok dar olan bu sahanın Rize topografyası içinde ayrı bir yeri vardır. Kabaca 80 km uzunluğundaki kıyı şeridinin genişliği akarsu vadileri dışında ortalama 20-150 m. arasında değişmektedir. Çok sayıda akarsu tarafından kesilen bu şeridin en geniş düzlüklerini taban seviyesi ovaları oluşturur. Tümüyle akarsuların getirdiği alüvyonlardan oluşan bu düzlükler, akarsuların denize kavuştuğu noktadan itibaren içeriye doğru 500-600 metreye kadar taban seviyesi ovası şeklinde, 9-10 km.ye kadar da taraça düzlükleri şeklinde uzanırlar. Bu düzlüklerin kıyı boyunca olan genişlikleri ise yaklaşık olarak 200 m ile 1000 m arasında değişmekte olup hemen tamamı yerleşmeye sahne olmuştur. Bunlardan en geniş olanı Ardeşen ilçe merkezinin yerleşim alanını oluşturan Fırtına Deresi'nin taban seviyesi ovasıdır  Rize ilinde  pek önemli ova bulunmamaktadır.Yalnızca ,akarsuların denize döküldüğü  kesimlerde küçük dolgu  ovaları oluşmuştur.Ovalar  il alanının %1 gibi küçük bir bölümünü kaplamaktadır.Doğu Karadeniz dağlarının yüksek kesimlerinden kaynaklanan akarsular,il topraklarını çeşitli vadilerle parçalayarak Karadeniz'e akar.Birbirlerine koşut olarak akan çok sayıda akarsuyla yarılmış bu  vadiler,çok derin  ve çok yamaçlıdır.Çamlık deresi, İyidere,Cimil deresi,Büyük dere,Kıbledağı deresi,Çağlayan deresi,Ortaköy deresi vadileri,  önemli vadileridir.Yüksek kıyılar kategorisine giren Rize kıyıları genellikle sade bir görünüş arz eder. Kıyı çizgisi küçük boyutlu ve asimetrik girinti ve çıkıntılardan oluşur. Bütün burunların önünde kıyıdan 5-25 m,  bazen 150 m. uzaklıkta ve 5-10-15 m arasında boyutları değişen taş adacıkları mevcuttur. Karayolu inşası esnasında.  Sahilin geniş ölçüde  tahrip edilmiş olmasına rağmen yer yer taraça ve falezlere rastlanır.
    


2.3.2.DERİN VADİLERLE YARILMIŞ DAĞLIK SAHA

Kıyı  şeridinin hemen gerisinde  yükselti birdenbire 150-200 m.yi   bulmaktadır. Buradan itibaren arazi, giderek daralan akarsu vadileri tarafından derin bir şekilde yarılmıştır.Gerek ana akarsular ve gerekse bu akarsuların orta çığırları boyunca aldıkları sayısız kollar araziyi şiddetle aşındırmıştır.Birbirine yakın, dik yamaçlı "V" profilli vadiler yaklaşık 2000m yüksekliğine kadar olan bu sahanın karakteristik topografik görünüşünü oluştururlar. Rize ilinde çok sayıda yayla  vardır. Ortalama yükseltileri kabaca 1,500 m dolayındadır.Geniş çayır ve otlaklar olan yaylalar ,ekonomik etkinlik bakımından büyük önem taşır.Önemli Yaylalardan bazıları şunlardır.   

İkizdere            :  Varda,Gölyayla,Cimil, Hazande
Pazar               :  Ambarlı,Cahperik,Kito,Cürmanunman-kapar
Çamlıhemşin   :  Kale,Varoş,Elevit,Trovit,Palovit,Ayder,Başhemşin,Çermi,
                            Salinov,Dahter,Kavron  

2.3.3.YÜKSEK DAĞLIK SAHA VE BUZULLAR

Kabaca 2000 m yükseklikten başlayan bu sahanın 3000-3200 m yüksekliğe kadar olan kısımlarında topografya; basık sırtlar, dik yamaçlı "U" profilli vadilerden oluşur. Dördüncü jeolojik zamanın buzul devrelerinde geniş ölçüde buzul aşındırmasına sahne olan bu sahada çok sayıda küçük boyutlu buz yalağı ve moren set gölleri   mevcuttur.Bu sahanın, yüksekliği 3000 m.yi aşan kısımları ise Rize'nin en sarp ve en arızalı kesiminin oluşturmaktadır. Geniş ölçüde çıplak ve tamamen kayalık zirveler ile bunların arasındaki keskin sırtların yamaçları insanın gezmesini engelleyecek kadar diktir.Rize'nin en yüksek noktalarını bu sırtlar arasındaki zirveler oluşturur.Doğu Karadeniz dağlarının devamı olan ve  bölgenin en yüksek noktası olan Kaçkar Tepesi ; Rize ,Artvin  ve Erzurum il sınırlarının birleştiği noktada,üzerinde hâlâ buzul bulunan,Türkiye'nin 4 büyük dağıdır. Kaçkar dağının güney batısında yer alan Verçenik Tepesi (üç doruk)   (3907m) , Hipot  dağı (3,560m) kuzeydoğusunda yer  alan Barut dağı (3,521m) Ziglat  Dağı(3,511m),  ve Koyunsokağı Vacakar dağı (3458m) , Çaymakçur Tepesi (3420m),Gudashevsivrisi Tepesi (3406m), Koyunsokağı tepesi (3342m), Marsis Tepesi (3334m) ve Aşağı Karataş Tepesi (3322m)   ilin diğer yükseltileridir.Bu arızalı topografya Fındıklı ilçe merkezinin güneyinden itibaren sarplığını ve yüksekliğini kaybeder.



2.4.JEOLOJİK ÖZELLİKLER

Doğu Karadeniz Sistemine dahil olan Rize arazisi esas itibariyle paleozoik (I.zaman) bir temel üzerinde ve Kretase'de (III. Zaman ara devresi) başlayan büyük orojenezle (Dağ oluşumu) yüzeye çıkmış Granodiorit ve Kretase flişlerinden ibaret olmakla birlikte yer yer Neojen depolarına da rastlanır. Bütün kıyı kesimi yüzeyde üst Kretase serisi volkanik örtü ve tüflerin fazlalığı ile dikkati çeker.Örneğin Çayeli-Pazar arasındaki tünellerin deniz tarafını oluşturan falezler, andezitlerle ophiolitlerin teşkil ettiği kaba greler ve bunlarla karışık olarak bulunan ince konglomera ve aglomera banklarından oluşmuştur.Kıyıya yakın yamaçlarda ise Kretase sedimanları yaygın olmakla beraber, bu sedimanların üzeri yer yer Eosen fliş serileri tarafından örtülmüştür.Vadi boylarında bu örtülerin altında yer yer aflore olmuş trakit, andezit ve bazalt sütunlarına rastlanır.Yüksek dağlık sahada ise daha çok mağmatik elemanlar hakim durumdadır. Aflore olan granit, andezit ve bazalt kütleleri yüksekliği 3000 m.yi aşan hemen her yerde hakim durumdadır.Yörede alüvyonlara büyük akarsu vadilerinin denizden itibaren en çok 10 km.ye kadar olan kesimlerinde rastlanr.

2.5.İKLİM: 
   
Rize'de yazları serin, kışları ılıman ve her mevsimi yağışlı bir iklim görülür.Elli yıl boyunca yapılan  ölçümlere göre Rize'nin yıllık sıcaklık ortalaması 14 C'yi biraz geçer. Bu süre içinde kaydedilen en düşük sıcaklık -7 C olup 23 Mart 1962'de, en yüksek sıcaklık ise 38'2 C olup 21 Mayıs 1980'de kaydedilmiştir. En soğuk ay olan Ocak ayının sıcaklık ortalaması 6.7 C; en sıcak ay olan Temmuz ayının sıcaklık ortalaması ise 22.2 C'dir. Ocak minimumunun -5.6 C, Temmuz Maksimumunun 32.5 C olduğu Rize'de yıllık sıcaklık amplitüdü (salınımı) 25,8 C'dir. Bu haliyle Rize, denizsel iklimlerin karakteristik özelliğini taşır.Rize'de aylık ortalama sıcaklık eğrisi bütün yıl 5 C'nin üzerinde seyretmekte olup, sadece 4 ayın sıcaklık ortalaması 10 C'nin altındadır.Diğer bütün ayların sıcaklık ortalaması 10 C'nin üzerindedir. Sıcaklık ortalaması 20 C'yi geçen ay sayısı ise 2'dir. Bütün bunlardan Rize'nin oldukça istikrarlı bir sıcaklık rejimine sahip olduğu sonucunu çıkarmak mümkündür.Türkiye'nin en çok yağış alan ili olan Rize'de yıllık toplam yağış miktarı 2300 mm.nin üzerinde olup, yağışlar her mevsime dengeli olarak dağılmıştır. Bu nedenle Rize'de kurak mevsim yoktur. En az yağış alan ilk baharın toplam yağış miktarı kuraklık sınırının çok üzerindedir (367.9 mm).Rize'de kurak ay da yoktur.Rize'de kar yağışları olağandır. Toplam yağışın bir kısmının kar şeklinde düşmekte, akarsu rejim grafiği Yağış eğrisi son bahar ve kış aylarında yükselirken akarsu rejim eğrisi bu aylarda maksimumun oldukça altında seyretmekte ve maksimuma ilk bahardan itibaren uzanmaktadır. Oysa ilk bahar Rize'de en az yağış alan mevsimdir. Bu durumda kışın düşen yağışların kar şeklinde olduğu ve ilk baharla birlikte bu kar örtüsünün erimesiyle akarsuların kabardığı anlaşılmaktadır.Mevsimlere göre değişmekle birlikte Rize'de nem oranı her zaman % 75'in üzerindedir. Yılın 150 günü kapalı, 163 günü bulutlu geçmektedir. Açık gün sayısının az olması Rize'de güneş enerjisinden yararlanma imkanını en aza indirmiştir.Karın ortalama 14 gün yerde kaldığı Rize'de donlu gün ortalama sayısı 10'dur. Donlu gün sayısının az olması ve minimum sıcaklık ortalamasının -7 C'yi geç memesi Rize'de narenciye üretimine imkan vermiştir.Hakim rüzgar yönü Güneybatıdır. Ancak 2-3 yılda bir Kasım'dan Nisan'a kadar kısa aralıklarla esen föhn rüzgarlarına da değinmek gerekir.Doğu Anadolu Antisiklonun Sibirya Antisiklonuyla birleşerek güçlendiği yıllarda Doğu Anadolu'da Doğu Karadeniz üzerindeki siklon merkezine doğru yönelen hava, 3000 m.yi geçen Rize dağlarını aştıktan sonra kıyıya doğru inerken ısınır ve kıyıya ulaştığında bu bölgede sıcaklıkların yükselmesine yol açar. Böylece Rize'de kış sıcaklık değerlerinin aşırı düşüş göstermesini önler.

2.6.BİTKİ ÖRTÜSÜ  

İklime uygun,yörede mandalina, portakal, limon gibi Akdeniz bitkileri ve çay yetişmektedir. Ormanlarda kayın, meşe, kestane, ıhlamur, ladin, kızılağaç ve orman gülü bulunmaktadır. Bol yağışlı ve dengeli bir sıcaklık rejimine sahip olan Rize sık ve gür bir bitki örtüsüne sahiptir. 750 m yüksekliğe kadar olan saha geniş yapraklı kıyı ormanları ile kaplıdır.Bu sahada yer yer iğne yapraklıların da bazı sırtlar boyunca aşağılara sarktığı görülür.  Gür ve sık bir orman formasyonu ile aynı zamanda da zengin bir orman altı formasyonundan oluşan bu yükseklik basamağı "Kelşik Flora" adıyla da tanınmaktadır.Bu basamağın hakim türü; sakallı kızılağaç (Alnus Barbata) olup diğer türler kayın, kestane, ıhlamur türleri, gürgen, karaağaç türleri, yabani Trabzon hurması, yabani karayemiş, yabani kiraz, defne, çınar, tespih ağacı, meşe, dişbudak ve şimşir'dir. Bunlardan sakallı kızılağaç ve yabani karayemiş akarsu vadileri boyunca orman üst sınırına kadar çıkar.Orman altı bitki örtüsü de çok zengindir.Sayılamayacak kadar çok otsu ve odunsu bitki türü,orman gülü ile birlikte orman altı bitki örtüsünü oluşturur. Hakim tür; yörede "Komar" adıyla bilinen ve yakacak odun olarak istihsal edilen orman gülü (Rhododendron) dür.Bu yükseklik basamağı aynı zamanda kültür bitkilerinin de yayılış alanıdır.800-1400 m yükseklikler arasındaki kuşak karışık orman kuşağıdır. 

Bu kesimin yaygın türlerini geniş yapraklılarından sakallı kızılağaç, kayın, kestane, gürgen ile iğne yapraklılarından ladin ve çam türleri teşkil eder.Yüksekliğin daha da artmasıyla yavaş yavaş iğne yapraklı türler hakim duruma geçer. 1600 m.den sonra iğne yapraklılarının hakimiyeti kesindir. Hakim tür doğu ladini (Picea Orientallis) olup, orman üst sınırına yaklaştıkça Kafkas köknarı da yaygın bir şekilde görülür. Karaçam da bu kuşağın yaygın türlerindendir. Orman altı bitki örtüsü bu kuşakta da değişmez. Ormanlar yaklaşık olarak 2000-2200 m yüksekliklerde sona erer ve yerini alp çayırlarına bırakır. Turuncu ve beyaz renkli küçük dağ zambakları ile papatyalar gibi çeşitli türlerin yer aldığı bu sahada, çayırların yanında lekeler halinde yer yer kısa boylu, orman gülü çalılıkları da yer almaktadır. Yaylacılık faaliyetlerine sahne olan bu sahada yakacak ihtiyacını karşılamak amacıyla tahrip edilen orman gülü çalılıkları gün geç tikçe azalmaktadır.  

2.7. AKARSULAR VE KRATER GÖLLERİ
    
2.7.1.AKARSULAR

Rize akarsu yönünden de zengin bir ilimizdir.l toprakları,  irili ufaklı bir çok akarsu ile bölünür.Akarsular Kuzey Anadolu kıyı dağlarının yüksek kesimlerinden doğarak kısa  sürede Karadeniz'e ulaşırlar.Toprakları genelde geçirimsiz olduğundan ,akarsular bol suludur ve sel niteliği taşırlar.En önemlileri Fındıklı deresi,Ortaköy deresi ,Kibledağı deresi  Büyükdere, Hemşin deresi, Karadere, İyidere ve Fırtına deresidir.Rize; yağışlı iklimi ve çok sayıdaki yeraltı su kaynakları sayesinde çok zengin bir hidrografik yapıya sahip olmuştur. Doğu-batı yönünde ortalama her 250-300 m.de büyük veya küçük akan bir suya mutlaka rastlanır. Nitekim arazinin reliefi de bunu göstermektedir. Bundan hareketle Rize'nin, Türkiye'de akarsu yoğunluğu en fazla olan il olduğunu söylemek mümkündür. Rize'nin akarsuları; kısa boylu, eğimi fazla olan, hızlı akışlı akarsulardır.Uzunluğu 5 km.den fazla olan 23 akarsu vardır. Ancak bunlardan 16 tanesi doğrudan doğruya Karadeniz'e ulaşmakta olup geri kalanı ise bu 16 akarsudan birinin kolu durumundadır. Doğrudan doğruya Karadeniz'e ulaşan akarsuların en uzun olanları sırasıyla;  İyi Dere (78.4 km) ,Fırtına Deresi (68.0 km), Sabuncular Deresi (46.0 km), Hemşin Deresi (38,5 km), Çağlayan deresi (34.7km), Taşlı Dere (34.0 km), Arılı Deresi (31.5 km) 'dır. Diğerlerinin boyları kısadır. Öyle ki kol durumundaki bir çok akarsu bile bunların en uzunu olan Venek Deresinden (20.3 km) daha uzundur. Örneğin Fırtına Deresinin kolları olan Durak Deresi 33.0 km, Hala Deresi 32.5 km ve Taşlı Dere'nin kolu olan Balamya Çayı 22.6 km. uzunluğundadır. Rize'nin büyük akarsuları olarak belirttiğimiz 7 akarsudan en uzun olanı İyi dere (78.4 km) olmasına rağmen. beslenme sahası en geniş olanı Fırtına Deresi'dir (1149.3 km). Havza genişliği yönünden ikinci sırayı İyi Dere (1047.4 km) . Akarsuların karakteri yağmur, kar gibi gür kaynaklar tarafından belirlenir. "Yağmurlu Karadeniz Rejimi" statüsünde incelenen bu akarsulardan, biri Eylül'den Kasım ortalarına kadar, diğeri Mart'tan Ağustos'a kadar,iki kabarık ve Kasım ortalarından Mart'a kadar ,bir çekik devre vardır.Çekik devrede akarsular sadece
göl ve kaynak sularıyla beslenmektedirler. Çünkü bu devrede yöre yağışı, kar şeklinde olduğu için akarsuyun yağmur sularından beslenme şansı yok gibidir. Nitekim en çekik seviyenin Ocak ayına tekabül etmesi de bunu kanıtlar (Fırtına deresi Ocak ortalama debisi 11.3 m3/sn) .Mart'tan itibaren önce kar erimeleriyle kabarmaya başlayan akarsular ilk bahar yağmurlarıyla da beslenince birdenbire kabarmaya başlar ve kar erimelerinin en şiddetli olduğu Haziran ayında en kabarık seviyeye ulaşır. (Fırtına deresi Haziran ortalama debisi 65.2m3/sn).Haziran'dan itibaren kar suyu desteğinin azalmasına paralel olarak akarsular da çekilmeye başlar. Ancak gene de Haziran-Ağustos arasındaki seviyeleri diğer aylardan daha yüksektir. Bu seviye kaybı Eylül'de son bulur ve son bahar yağmurlarının etkisiyle Eylül ortalarından Kasım'a kadar ikinci kabarık devre yaşanır. Akarsuların debileri (1 saniyede akıtılan su miktarı) oldukça fazladır.Türkiye'nin diğer akarsularıyla kıyaslandığında  oldukça düzenli rejimli oldukları görülen Akarsularının asıl dikkat çeken özellikleri elektrik enerji potansiyelleri ve sediment miktarlarıdır. 

2.7.2. KRATER GÖLLERİ
2.8. JEO TERMAL KAYNAKLAR (KAPLICALAR / ILICALAR)  

Rize yeraltı kaynakları bakımından da   çok    zengindir. Kentin hemen hemen her ilçesinde bir ılıcaya ya da    kaplıcaya rastlanabilir.

Ayder Kaplıcası:
1992'de faaliyete geçen tesiste;260 metre derinlikten,57 derecede  sıcaklıkta çıkarılan  su, 150 metrelik kot farkı aşılarak  kullanıma sunulmaktadır.Tesis  saatte 200 kişinin  banyo alabileceği genel havuzu ve özel banyo kompleksleri ile,  1200-1500 kişi / gün  kapasitesindedir. Birinci  kaynak, sıcaklığı yüksek, radyoaktif  su da banyo alınması ile cilt -alerji hastalıklarının ; İkinci kaynak, sıcaklığı ve radyoaktivitesi düşük maden suyu olarak ;Mide-ülser ve böbrek hastalıklarının    tedavisinde yararlı olduğu belirtilen  kaplıca, Rize'ye 65 km uzaklıkta Çamlıhemşin ilçesi  sınırları içinde  eşsiz güzellikteki Ayder Yaylası'nın ortasında bulunmaktadır.
  
Andon İçmesi:
Merkez ilçeye bağlı Salarha mevkiindeki içmeler  Rize'den 30 kilometre uzaklıktadır Litresinde 2,5 gram civarında toplam mineralizasyon bulunmaktadır. Karbondioksitli, demirli, kalevi ve toprak kalevili, acı, bikarbonatlı bir madensuyu içilerek kullanıldığında karaciğer, safra kesesi, mide, barsak üzerinde etkili olduğu belirtilmektedir. göstermektedir. 
  
Şimşirli İçmesi:
Rize'ye 53 kilometre uzaklıkta İkizdere ilçe sınırları içinde bulunan içmeler. Az mineralizasyon içerir. Sıcaklığı düşük olan, yalnız içerdiği 1 gramın üzerindeki karbondioksit sayesinde madensuyu sınıflandırmasına dahil olur
hayde  Rize’ye

Ana  Sayfasına 
dönmek için aşağıdaki linki tıklayın